SPİNAL STENOZ (OMURGA KANALI DARALMASI) İÇİN FİZYOTERAPİ CERRAHİYE DENKTİR

19621190_1777038342587703_6006865744893711371_oLumbar Spinal Stenoz (LSS) (Bel Omurga Kanalında Daralma) için bıçak altına yatmayı mı düşünüyorsunuz?

Yeni bir çalışmaya göre, cerrahiyi es geçip doğrudan fizyoterapi alarak eşit başarıya sahip olabilirsiniz.

Çalışma hakkındaki bir Reuters makalesinde (“Physical therapy may be as good as surgery for common back problem” 6 Nisan 2015) “Cerrahi, yaklaşık %15 komplikasyon oranı ile daha riskli bir prosedürdür ve bu komplikasyonların yarısı yaşamı tehdit eden türdendir.” demiştir Dr. Fzt. Anthony Delitto. “Fizyoterapi almak yaşamı tehdit eden bir prosedür değildir.”

Delitto, Annals of Internal Medicine’ın Nisan 2015 sayısında yayınlanmış olan, her iki yaklaşımdan birine rastgele olarak tahsis edilmeye rıza gösteren hastalar arasında tek, kanıta dayalı bir fizyoterapi planı ile dekompresyon (genişletme) cerrahisini ilk kez doğrudan karşılaştıran çalışmaya öncülük etmiştir. Önceki çalışmalar, cerrahi ve (çoğunlukla özelleşmiş olmayan) “cerrahi dışı” bileşenleri karşılaştırmaktaydı ve hastalara kendi tedavi gruplarını seçmelerine izin vermekteydi.

Bu çalışmaya eşlik eden ve bu iki tedavi yaklaşımı hakkında sonuca varan bir baş yazıda, “Bu veriler LSS’ye sahip hastalara titiz, standartize bir [fizyoterapi] planının sunulmasını önerir. Gelişme göstermeyen ve nihayetinde cerrahiyi düşünenlere, faydaların zamanla azalmasının olası olduğu bildirilmelidir.” denilmiştir.

Bir Fizyoterapistin Yararları

Fizyoterapistler bel ağrısı, boyun ağrısı, yanıklar, yaralar, osteoporoz, gelişimsel özürler, karpal tünel sendromu gibi durumlara ve bireyin serbest biçimde ve ağrısız hareket etme kabiliyetini etkileyen diğer sayısız durumlara sahip hastaları muayene eder, değerlendirir ve tedavi eder.
Fizyoterapistler mali açıdan etkili, hareketi geliştirmeye ve ağrıyı dindirmeye yardımcı bir tedavi sunan kanıta dayalı sağlık bakım profesyonelleri/çalışanlarıdırlar. Birleşik Devletler’de yüksek öğrenim görmüş günümüz mezunu fizyoterapistler, kendilerine çalışma izni veren ulusal lisans sınavına girmeden önce akredite bir fizyoterapi programından bir yüksek lisans veya klinik doktora derecesine sahip olmak zorundadırlar. Türkiye’de ulusal lisans sınavı, klinik doktora eğitimi olmamakla beraber, yasal olarak henüz tam anlamıyla meslek hakları korunmamaktadır.
Bir Fizyoterapist Nasıl Yardımcı Olabilir?

Birleşik Devletler’de ulusal çapta odak gruplar ve bire bir telefon görüşmeleri üzerinden yoğun tüketici araştırması yürütülmektedir. Şunu öğrendik ki, tüketiciler, hastalarınız, gerçekten üç şeyi arıyorlar:
1) geliştirilmiş hareket kabiliyeti ve hareket

2) cerrahiye bir alternatif

3) mümkünse, ilaç reçeteleme gereksinimini azaltma
İşte, bu hedefleri gerçekleştirmede bir fizyoterapistin nasıl yardımcı olabileceği:
1) Hareket Kabiliyetini ve Hareketi Geliştirme:
Hareket hastalarınızın yaşam kalitesi için temeldir. Bulaşık makinesini boşaltma gibi bir günlük görev, golf gibi bir spor aktivitesi veya işini yerine getirmek gibi temel bir aktivite olsun, bir fizyoterapist hastalarınızın gelişmiş hareket kabiliyetini ve işlevi deneyimlemesine yardımcı olabilir. Ayrıca fizyoterapistler, kuvveti, esnekliği, dengeyi ve koordinasyonu geliştirerek yaralanmaların önlenmesine ve sağlıklı bir yaşam şeklinin geliştirilmesine yardımcı olur.
2) Cerrahiye Konservatif (Korunumlu) Bir Seçenek Sunma:
Belli başlı tanılar için en iyi izlenecek tedavi yolu cerrahi olabilirken, fizyoterapistlerin bir alternatif sunabilirliğine işaret eden kanıt mevcuttur. Cerrahiye karşın konservatif seçenekleri düşünmek iyi bakımın kalite işaretidir. Fizyoterapi, birçok birey için bu seçeneklerden biridir.
Bir cerrahi gereksinimi varlığında fizyoterapistler hem cerrahi öncesi hem de sonrası sonuçları geliştirebilir. Ek olarak, cerrahiyi bir seçenek olmanın dışında tutan sağlık durumlarına sahip bu bireyler için, fizyoterapistler onlara yaşam kalitelerini geliştirmede ve korumada yardımcı olmakta paha biçilemez olabilirler.
3) Uzun Dönem İlaç Kullanımı Olmaksızın Ağrıyı Etkili Biçimde Yönetme:
Bir fizyoterapist sıklıkla uzun dönem ilaç kullanımı gereksinimini azaltmanın yanı sıra, hastalarına ağrıyı kontrol etmekte yardımcı olabilir. Çalışmalar şunu açığa açığa çıkartmıştır ki fizyoterapi alan bireyler daha az ağrı ile, işlevde daha büyük ilerlemeler deneyimler. İlaç tedavisinin birçok akut ve kronik durumun yönetiminde temel bir bileşen olduğunu kabul ederken, fizyoterapistler ağrının ve belirli başka sağlık durumlarının yönetimi için ilaçların uzun dönem kullanımına bir alternatif sağlayabilir.
Fizyoterapistler tarafından yaygın şekilde görülen sağlık durumları şunlardır:
~Artrit

~Bel ağrısı

~Denge

~Yanıklar/yaralar

~Karpal Tünel Sendromu

~Çocuk motor gelişim ve işlevi

~Kronik Tıkayıcı Akciğer Hastalığı (KOAH)

~Çıkıklar

~Kırıklar

~El yaralanmaları

~Baş ağrıları

~İnkontinans (İdrar/Gaita Kaçırma)

~Lenfödem

~Osteoporoz

~Pelvik ağrı

~Spor yaralanmaları

~İnme

~Travmatik beyin yaralanması

~Kas ve iskelet sistemi problemleri

Opioidlere (Uyuşturucu Türevi Ağrı Kesiciler) Karşı Fizyoterapi: Ağrı Yönetiminde Ne Zaman Fizyoterapi Seçilir

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ‘ne göre, “ağrı miktarında Amerikalıların bildirdiği genel bir değişiklik olmamasına” rağmen Amerika’da reçeteli opiod satışları dört katına çıkmıştır.

Büyüyen bir opioid salgınına cevaben, CDC Mart 2016’ da opioid reçete kılavuzları yayınladı. Kılavuzlar, reçeteli opioidlerin, uygun doz ayarlaması ile kanser tedavisi, palyatif bakım ve yaşam sonu bakımı ihtiva eden belirli vakalarda ve belirli akut bakım durumlarında uygun olduğunu kabul eder.
Ancak diğer ağrı yönetimleri için, CDC fizyoterapiyi içeren opioid olmayan yaklaşımları önerir.
Hastalar şu durumlarda fizyoterapiyi seçmelidirler:
1. Opioid Kullanım Riskleri Faydalarına Ağır Bastığında. Opioidler depresyon, aşırı doz ve opioid kullanımı durdurulduğunda geriçekilim belirtilerine ek olarak bağımlılık şeklinde potansiyel yan etkiler içerir. Bu riskler nedeniyle, CDC kılavuzlarında “uzmanlar opioidlerin kronik (uzun süreli) ağrının birincil veya rutin tedavisi olarak düşünülmemesinde hemfikirdirler” şeklinde ifade edilir. Opioid olmayan tedavilerin uzun dönem yararları üzerine kanıtın sınırlı olduğu vakalarda dahi, opioid olmayan tedavi planları ile “riskler çok daha düşüktür”
2. Hastalar Ağrının Maskelenmesinden Fazlasını İsterlerse. Opioidler beyne giden ağrı sinyallerini keserek ağrı hissini azaltır. Fizyoterapistler, hastaların hareket kabililiyetini ve yaşam kalitesini geliştirmek veya korumak amacıyla onlar ile ortaklaşa çalışmanın yanı sıra hareket esnasındaki ağrıyı tedavi eder.
3. Ağrı ve İşlev Problemleri Bel Ağrısı, Kalça veya Diz Osteoartriti (Kireçlenme) veya Fibromyalji (Yumuşak Doku Ağrısı) ile İlişkili Olduğunda. CDC, bu bildik durumlar için bir fizyoterapi tedavi planı parçası olarak “yüksek nitelikli kanıt” destekli egzersizden bahseder.
4. Ağrı için Opioidler Reçetelendiğinde. Opioidlerin reçete edildiği durumlarda dahi, CDC, hastalar “en düşük etkili dozu” almalı ve opioidler fizyoterapi gibi opioid olmayan tedaviler ile “birleştirilmeli” şeklinde öneride bulunur.
5. Ağrı 90 Günü Geçirirse. Bu noktada, ağrı “kronik” olarak düşünülür ve devamlı opioid kullanımı için riskler artar. Her yıl, tahmini 116 milyon Amerikalı kronik ağrı çekmektedir. CDC kılavuzları; kronik ağrı için opioid olmayan tedaviler “tercih edilir” ve “yalnızca ağrı ve işlevin her ikisi için beklenen yararların risklere ağır basacağı umuluyorsa klinisyenler opioid tedavisini düşünmelidir” şeklinde belirtir.
Bir opioid reçetesini kabul etmeden önce, opioid olmayan tedavi seçeneklerini tartışmak için bir fizyoterapiste danışın.
Opioidler üzerine azımsanmayacak derecede kanıt boşluğu, uzun dönem kullanımın belirsiz yararları ve ciddi zarar potansiyeli dikkate alındığında, opioid tedavisine başlamadan önce hasta eğitimi ve tartışma, klinik kararları bildirmekte hasta tercihlerinin ve değerlerinin anlaşılabilmesi ve kullanılabilmesi için oldukça önemlidir” der CDC.
Fizyoterapistler, opioidler ile veya opioidler olmaksızın toparlanma için gerçekçi beklentiler vermeyi içeren hasta eğitim sürecinde değerli bir rol oynayabilir.

Bir Fizyoterapistten Ne Beklemelisiniz? 

Fizyoterapistler her yaştan ve kabiliyetten insanı, onlara işlev ve yaşam kalitesini geliştirme ve sürdürme üzerinden yardımcı olarak tedavi eden hareket uzmanlarıdır. 

Fizyoterapistler, fiziksel uygunluğu ve işlevi geliştirme, cerrahiden kaçınma, Opioidlerin (ağrı kesici) ve diğer ilaçların kullanımını azaltma ile kişilere, kişisel bakımlarında eşlerine yardımcı olurken, her ferdin hedefleri ile örtüşen bireysel tedavi planları oluştururlar.
Bir Fizyoterapistten Ne Beklemelisiniz:



Gereksinimlerinizi Karşılayan Kanıta Dayalı Tedavi

Fizyoterapistler, kişinin özel gereksinimlerine ve hedeflerine göre biçilmiş tedavi planları oluşturmak için kapsamlı eğitimi, klinik deneyimi ve en güncel araştırmayı birleştirir.
Yaşam Süresince Bakım

Fizyoterapistler her yaştan ve kabiliyetten insanlar ile ilgilenirler. Fizyoterapistler var olan sağlık durumlarını teşhis ve tedavi ederler; ayrıca fizyoterapistler hasta eğitimi verirler ve bakım planları ile insanların meydana gelmeden önce birçok sağlık probleminden kaçınmasına yardımcı olabilen koruyucu tedavileri ihtiyaçlarına göre düzenlerler.
Erişebilirlik

Hastaneler, özel klinikler, ayaktan tedavi klinikleri, kişilerin evleri, okullar, spor ve fiziksel uygunluk tesisleri, iş yerleri ve bakım evleri/huzurevleri dahil neredeyse her yerde bir fizyoterapiste görünebilirsin. Değerlendirme amacıyla bir fizyoterapistten randevu almak için uzman doktor yönlendirmesine ihtiyacınız yok.

​Fizyoterapinin Faydaları

Fizyoterapistler her yaştan ve kabiliyetten insanları tedavi ederler. İşte bir fizyoterapistin size yardımcı olabileceği bir kaç yol:
Hareket(kabiliyet)inizi En Üst Düzeye Çıkarır
Ağrısız hareket, yaşam kaliteniz, geçiminizi sağlama kabiliyetiniz ve bağımsızlığınız için çok önemlidir. Fizyoterapistler hareket problemlerinizi tespit, teşhis ve tedavi edebilen hareket uzmanlarıdır. 

Toparlanmanıza Katkıda Bulunur
Fizyoterapistler hastaları ve müşterileri ile işbirliği içerisinde çalışır. Tedavi planları her ferdin bireysel hedefleri, sorunları ve gereksinimlerine uygun tasarlanır.

Opioidler(Ağrı Kesiciler)den Kaçınmanızı Sağlar
Opioidler kullanımı kesildiğinde geriçekilme belirtilerine ek, depresyon, aşırı doz ve bağımlılık riskleri içerir. Bazı durumlarda, uygun dozda reçeteli opioidler, tıbbi tedavinin uygun bir parçası olur. Fakat, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri [Centers for Disease Control and Prevention (CDC)] sağlık bakım sağlayıcılarını uzun dönem çoğu ağrı için fizyoterapi gibi güvenli alternatiflerin lehine, opioid kullanımını azaltmaya teşvik ediyor.

Cerrahiden Kaçınmanızı Sağlar
Pahalı veya girişimsel bir cerrahi altına yatmadan önce fizyoterapiyi deneyin. Menisküs yırtıkları ve diz osteoartriti (kireçlenme), döndürücü manşet yırtıkları, omurga kanalı daralması ve bozulma eğilimli disk hastalığını ihtiva eden bazı durumlarda, bir fizyoterapist tarafından sunulan tedavi, cerrahi kadar etkili bulunmuştur.

Omuz Ağrısı için Tavsiyeler


1) Omuz ağrısına sahip kişiler için sonuçların öngörülmesinde psikososyal etkenler fiziksel etkenlerden çok daha fazla öneme sahiptir.

2) Klinik bir tanı koymak zordur. Ortopedik testler belirtilerin açığa çıkarılmasında iyidirler, ancak hangi yapıların belirtilere neden olduğunu ayırt edemezler.

3) Bel ağrısına benzer şekilde, görüntüleme (X-Ray, Ultrason, MR) ile omuz ağrısı arasında çok zayif bir korelasyon (ilişki) vardır.
4) Ayrıca skapular diskinesi (kürek kemiği hareket bozukluğu) dahil üst vücut postürü (düzgünlüğü) ile belirtiler arasında hatırı sayılır ölçüde bir belirsizlik vardır.
5) Subakromial sıkışma sendromu teorisi için kanıt oldukça müphemdir.

6) Omuz Belirti Modifasyon Prosedürü (SSMP) tüm bu belirsizliklere hitaben girişimde bulunur ve belirtilerin asıl kökenini bilmeksizin hastaların belirtilerini iyileştirmeye çalışan bir yöntemdir.

7) Belirtileri iyileştirmek için bulunan SSMP teknikleri, daha sonra takibin parçası olarak kullanılabilir.

8) Hiçbir zaman SSMP bağımız bir prosedür olamaz ve omuz ağrısı ile ilişkili döndürücü manşet için kademeli bir egzersiz programı içerisine sıklıkla yerleştirilmiştir.

9) Subakromial sıkışma sendromu ve kısmı kalınlıkta döndürücü manşet yırtıkları için egzersizin cerrahi kadar etkiki olduğu gösterilmiştir.

10) Bu, travmatik olmayan tam kalınlıkta döndürücü manşet yırtıkları içinde etkilidir (Cerrahiye olan ihtiyacı %75’e kadar azaltarak). Bu yüzden cerrahi bir seçenek olmasına rağmen, ilk olarak fizyoterapiyi deneyin. (yaklaşık 12 hafta)

11) Eğitim, öneri ve egzersiz oldukça önemli tedavidir, ancak (yaşam tarzı değişikliği ve tüm vücut egzersizleri gibi) diğer tedavilerle desteklenmesi gerekebilir.

Çene Eklem Rahatsızlığı ve Fizyoterapi

Fizyoterapistiniz çenenizin doğal hareketini sağlayarak ve ağrınızı azaltarak size yardımcı olur. Durumunuza göre, fizyoterapistiniz sizin için en iyi şekilde etki edecek tedavileri seçecektir. Tedavileriniz şunları içerebilir:
1) Postür (Duruş) Eğitimi: Başınız artmış ileri pozisyondayken oturuyorsanız, temporomandibular eklem/çene eklemi üzerindeki stresi artırırken çenenizin altındaki kasları, dinlenmede bile alt çenenin geriye çekilmesine ve ağzın açık bir pozisyonda olmasına neden olan fazlaca gerilime maruz bırakıyorsunuz. Ayrıca, çeneyi kapanmaya zorlamak için çene kaslarını aşırı çalıştırmış olabilirsiniz, bu yüzden ağzınız her zaman açık olmaz. Fizyoterapistiniz, oturuyorken ve yürüyorken çene, baş, boyun, göğüs kemiği/iman tahtası ve kürek kemiklerinizin dinlenme pozisyonunu geliştirmeniz için duruşunuzun bilincinde olmayı size öğretecektir.
2) Çene Hareketini Geliştirme: Fizyoterapistler yumuşak ve nazik bir şekilde dokularda ve eklemlerde hareketi artırmak ve ağrıyı azaltmak için ustalık gerektiren el ile uygulama teknikleri (manuel terapi) kullanır. Fizyoterapistiniz normal eklem ve kas esnekliğini sağlamak veya sürekli yaralanma varlığında bazen gelişen yara dokularını (“yapışıklıkları”) parçalamak amacıyla çeneyi germekte manuel terapi kullanabilir.
Fizyoterapistiniz size temporomandibular ekleminiz/çene ekleminiz üzerine çok fazla basınç uygulamayan ancak çene kaslarını kuvvetlendirebilen ve daha normal, ağrısız bir hareket sağlayabilen “düşük yüklü” özel egzersizler öğretecektir.
3) Özel Ağrı Tedavileri: Ağrınız şiddetli ise, fizyoterapistiniz ağrıyı azaltmak için elektrik stimülasyonu/elektriksel uyarım veya ultrason gibi tedavileri hazırlayabilir.
4) Diş Hekimine Yönlendirme: Temporomandibular eklem/çene eklemi bozukluğunuz/sorununuz diş dizilim problemleri kaynaklıysa, fizyoterapistiniz sizi temporomandibular eklem bozukluklarında uzmanlaşan, temporomandibular eklemi rahatlatmak, ağrıyı dindirmek ve çene işlevini geliştirmek için doğal bir dinlenme pozisyonu oluşturan “bite guard/diş koruyucu” gibi özel aletler ile dizilimi düzeltebilen bir diş hekimine yönlendirebilir.

Tarsal Tünel Sendromu ve Fizyoterapi

Pain in a woman ankle

Tarsal Tünel Sendromu (TTS) , posterior tibial sinirin tarsal tünel (ayak bileğinin içerisindeki kemik ve dokudan (retinakulum) oluşan bir yapı) boyunca uzanırken sıkışmasından kaynaklanan bir durumdur. Sinir tarsal tünel boyunca ilerlerken topuğun ve ayağın altının duyusunu sağlayan ve ayağın işlevinde yardımcı olan 3 kola ayrılır. Bu yapı sıkıştığında ağrı, uyuşukluk, ve/veya karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkabilir ve bacağın aşağısına, ayağa ve ayak parmaklarına doğru yayılabilir. Ayrıca bireyler bu alanda kas zayıflığı ile karşılaşabilir.

Fizyoterapistler, TTS ile karşılaşan insanların günlük işlevini ve aktivitelerini geliştirmek ve sürdürmek için onlara yardımcı olmada önemli bir göreve sahiptir. Fizyoterapistiniz, sizinle özel ihtiyaçlarınıza ve hedeflerinize yönelik yardım sağlayan bir tedavi planı geliştirmek için çalışacaktır.

Ayrıca, TTS’nin bulgu ve belirtilerinin çeşitlilik gösterebilmesi nedeniyle bakıma yönelik yaklaşım çeşitlilik gösterecektir. Fizyoterapistiniz şu tavsiyeleri ve bakımı sunabilir:

1) Sinir Kaydırma Aktiviteleri: Sinirleri hareket ettiren ve kaydıran yumuşak ve nazik egzersizler belirtilerin azaltılmasına ve işlevin geliştirilmesine yardımcı olabilir.
2) Kas Kuvvetlendirme Egzersizleri: Bacağınızın aşağısında-arkasındaki tibialis posterior kası gibi TTS tarafından etkilenmiş her hangi bir kas için kuvvetlendirme aktiviteleri
3) Denge ve Koordinasyon Aktiviteleri: TTS tarafından sıklıkla etkilenen denge ve koordinasyonunuzu geliştirmek için çalışır
4) Ortezler/Bantlama/Breysleme: Ayak bileğine, posterior tibial sinir üzerindeki stresi (basıyı) azaltmak için ayağı pozisyonlamaya yönelik bantlama, uyarlanmış bir ortez ya da breysleme uygular.
Bir çok durumda olduğu gibi, eğitim anahtardır. TTS’nin altında yatan mekanizmaları anlamak ve stresin (basının) erken bulgu ve belirtilerini tanımayı öğrenmek size durumu daha iyi idare etmenizde yardımcı olabilir.